Güncel Sendika Haberleri

10 Nisan, 2018

LAİKLİK ÖZGÜRLÜKTÜR!

9 Nisan 1928'de TBMM'ye sunulan kanun teklifi ile 1924 Anayasası'nın 2. maddesinde yer alan "Türkiye Devleti'nin dini İslam'dır" ifadesi kaldırılmış, devletin laik niteliği kazanması amacıyla yapılan bu değişiklik oy birliği ile kabul edilmiş ve 10 Nisan 1928 tarihinde Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu sebeple, cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarından biri olan 10 Nisan'ı "Laiklik Günü" olarak kutluyoruz.

Dünya yaşamını din kurallarının etkisinden kurtarıp bilim ve aklın egemenliğine bırakan laiklik ilkesi, çağdaş dünyanın vazgeçilmez temellerinden biridir.

Laiklik, Atatürkçü düşünce sisteminin özünü oluşturan akılcı ve bilimsel yaklaşımın ayrılmaz parçası ve zorunlu sonucudur.

“Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli devrimlerindin birisi laikliktir. Ulusumuzu çağdaş düşünce sistemi ve evrensel bakış açısına kavuşturan Atatürk devrimlerinin büyük bölümü laik devlet düzenine geçilmesiyle sağlanabilmiştir.

İnsanların inançlarına saygı gösterilmesi gerektiğini savunan Eğitim-İş, Atatürk’ün söz konusu tanımını benimsemiştir ve devlet yönetiminde inançların öne çıkmasına karşıdır.

Türkiye Cumhuriyeti'ne demokratik, sosyal hukuk devleti olma özelliği kazandıran laiklik, her dine ve mezhebe bağlı bireylerin eşit haklara sahip olduğu, insan haklarına saygılı bir toplum düzeni gerektirmektedir.

Laik düzlemde, inançlar; eğitim, hukuk, bilim ve ekonomiye etki etmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumları ve kuralları, dine, etnisiteye göre değil, laiklik ilkesine göre şekillenmiştir ve bu yapı korunmalıdır.

Ancak bugün siyasi iktidar tarafından gerici düzenleme ve uygulamalar ile cumhuriyet devrimlerinin temeli olan laiklik ilkesine büyük darbe vurulmuştur.

Eğitim-İş, tüzüğümüzde de belirtildiği üzere, Atatürk ilke ve devrimleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi üzerinde yükseldiğinin bilinciyle, laiklik ilkesinin korunmasına büyük önem verir. Kişilerin inanç ve vicdan özgürlüklerini savunurken, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanmalarını ya da baskı altına alınmalarını da kabul edilemez bulur. Bu nedenle de ülkede yaşayan herkesin çağdaş, bilimsel, laik, demokratik, eşit, parasız ve nitelikli eğitim hakkı olduğunu savunur ve bu hakkın yaşama geçirilmesi için mücadele eder.

Eğitim-İş olarak, iktidara geldiği günden bu yana laiklikle kavgalı olan bu anlayışa karşı, Atatürk ilke ve devrimlerine, cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz ve bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.

 

              MERKEZ YÖNETİM KURULU