Hukuk Açılan Davalar

EĞİTİM-İŞ’E “YOBAZ” ve “PKK İŞ” DİYEN DİYANETİN HABER MERKEZİ OLDUĞUNU BELİRTEN İNTERNET SİTESİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK

EĞİTİM-İŞ’İN, DİYANET’İN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI İLE ORTAKLAŞA EĞİTİMİ DİNSELLEŞTİRME POLİTİKALARINA KARŞI KARARLI DURUŞU KARŞISINDA ZAVALILLAŞAN BAZI YAYIN SİTELERİ TEPKİLERİNİ HAKARET EDEREK GÖSTERMEKTEDİRLER

Öteden beri eğitime müdahaleleriyle sürekli gündemde olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başka bir talebi de Cumhuriyetle birlikte ortadan kaldırılan medreselere yasal statü kazandırmak için bu kurumları, devrim kanunlarından Tevhid-i Tedrisat Kanuna (Öğretimin Birliği Yasası) rağmen yeniden Türkiye’nin gündemine taşıyarak meşrulaştırmaya çalışmak olmuştur. Ayrıca bu zihniyettekiler, medreselerin üniversitelere denkliklerini de sağlayarak eğitim ve öğretimde birliği yok edecek şekilde laik eğitimi ortadan kaldırma çabası içerisindedirler.

Bu uygulamaya karşı, Laikliğe Çağrı Birlikteliği’nin 02.04.2016 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın önünde gayet barışçıl, demokratik bir kitlesel basın açıklaması yapması üzerine kendisini “Diyanet Teşkilatının Haber Merkezi “olarak adlandıran “dinihaberler.com” sitesi tarafından başta Eğitim-İş olmak üzere protestoya katılanlara hakaret ve küfür  içeren ifadelerle  haksız  ve dayanaksız saldırılarda bulunulmuştur.

Eğitim-İş, gerek tüzüğü gerekse eğitim anlayışı ve ilkeleri ile Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, ulusal bütünlüğü savunan, Cumhuriyetin değerlerini benimseyen, insan haklarına ve hukuka saygılı, laik, demokratik ve çağdaş eğitimden yana bir anlayışta olan ve kuruluşundan bu yana 10 yıldır bu anlayış doğrultusunda mücadele eden eğitim ve bilim işgörenlerinin sendikal örgütüdür.

Özellikle sendikamız, Tevhidi Tedrisat Kanunu’na muhalif siyasi iktidarlara, Talim Terbiye Kurulu’nun laik eğitim aleyhine sonuçlar doğuracak tavsiye kararlarına, eğitimde dini esasları kendine referans kabul etmiş başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere bir takım vakıf, dernek ve cemaatlerle işbirliği halindeki Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yöndeki karar ve uygulamalarına karşı laik, demokratik bilimsel ve çağdaş eğitimi savunmaktadır. Bu nedenle Cumhuriyetin değerlerine karşı olan kesimlerin de doğrudan hedefi olması gayet doğaldır, bundan da asla yüksünmemektedir. 

Eğitim-İş, Anayasa’nın 174. maddesiyle koruma altına alınan ve son dönemlerde siyasi iktidarlar tarafından yok sayılan, her geçen gün daha da işlevsizleştirilmeye çalışılan eğitimle ilgili devrim kanunlarını savunmak, Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve devrimlerine karşı yapılan saldırıları göğüslemek, sendikal mücadelenin yalnız eğitim emekçilerinin sendikal talepleriyle sınırlandırılamayacağı görüşünden hareketle, laik eğitime, cumhuriyetin niteliklerine ve Atatürk devrimlerine yönelik her türlü saldırıya karşı mücadele etmeyi toplumsal bir görev kabul etmektedir. Geleceğimizi temsil edecek öğrencilerimizin eğitilip yetiştirilmesinden de kendini sorumlu saymaktadır. Dolayısıyla Eğitim-İş sadece mesleki çıkarları savunan sıradan sendikal bir örgüt değildir.

Sendikayı doğrudan suçlayacak olay ve olgular bulunmamasına rağmen söz konusu sitede yayınlanan, Eğitim-İş’i  “Yobaz”lıkla ve PKK’lı olmakla suçlayan haber sitesi, tam da“Kıptinin merdi şecaat arz ederken kendi sirkatin söyler” misali ırkçılığa, bölücülüğe ve gericiliğe karşı olduğunu her fırsatta dile getiren sendikamızın yurtsever, Atatürkçü, çağdaş ve laik duruşunu ancak böyle bir ifadeye başvurarak kendisini traji-komik duruma düşürebilirdi. Unutmamak gerekir ki bu tür yayınlarla kafa bulandırmaya çalışarak kendilerini farklı; hatta “ileri demokrasi” yanlısı göstermeye kalkışanların maskelerini de indirmek boynumuzun borcudur. 

Şüpheliler, bu yayınlarıyla toplumun bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve garezle hareket edecek şekilde kışkırtıcı söz ve beyanlarla TCK 216. maddesinde ifade edilen “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Edici ve Aşağılama”  suçunu da işlemişlerdir.

Eğitim-İş olarak, açıklamalarımız doğrultusunda şüpheli veya şüpheliler hakkında fiillerine uyan “yayın yoluyla alenen hakaret” ile ayrıca dini duyguları alet ederek kamu barışını bozacak şekilde “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama” ve “Cumhuriyetin kurumlarını alenen aşağılama” suçlarından haklarında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak haklarında kamu davası açılmasını talep ettik. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

         MERKEZ YÖNETİM KURULU