YÖNETİCİ ATAMA SÜRECİNDEKİ HAKSIZLIKLARA VE HAFTA SONU ZORUNLU EĞİTİM ANGARYASINA SON VERİLMELİDİR!
MEB'den Muhakkiklik Göreviyle ilgili Düzenleme Talep Ettik!
MEB KEYFİ OKUL KAPATMA KARARLARINA DEVAM EDİYOR!
SAFRANBOLU’DA ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ VE TARİHİ MİRAS GASP EDİLİYOR!
Bu Ülkenin Kurucu Değerleri Taratışmaya Açık Değildir!
30 Nisan 2026
• Siyasi iktidarın manşet işsizliği kullanarak “işsizlik %10’un altında” şeklinde yapmış olduğu açıklamalar ülke gerçeğini yansıtmamaktadır. Bir yıllık süre içinde manşet işsizlik %8 dolaylarında ve azalma eğiliminde olurken, geniş tanımlı işsizlik %30’larda ve artış eğilimindedir.
• Her yıl artış gösteren ve 2,6 milyona dayanan iş bulma ümidini kaybeden sayısı ülkede işsizliğin kalıcılaşmaya başladığının bir göstergesidir.
• OECD ülkeleri arasında haftalık en uzun çalışma saatleri 44,9 saat ile Türkiye’ye aittir. OECD ortalaması ise 37,6 saat olarak belirlenmiştir. Bu kadar uzun saatleri çalıştırılmaya karşın ücretlerin/maaşların oldukça düşük seviyelerde belirlenmesi aslında sömürünün ulaştığı boyutu gözler önüne sermektedir.
• 2025 yılı için 12 aylık enflasyon TÜİK verilerine göre %30,89 iken siyasi iktidarın sözde asgari ücret tespit komisyonu ile birlikte belirlemiş olduğu asgari ücret artış oranı %27’de kalmıştır.
• Dört kişilik bir ailenin Nisan 2026 için sadece gıda harcamasını temsil eden açlık sınırı 35 bini geçmiş, asgari ücret açlık sınırının 8 bin 238 TL, en düşük emekli maaşı ise 16 bin 313 TL altında kalmıştır.
• Nisan ayı yoksulluk sınırı 108 bin 820 TL’ye çıkmış, kamu emekçilerinin maaşları, yoksulluk sınırının altında kalmıştır. Bu durum yoksullaşmanın ülkede bulunan özel sektör emekçisinden kamu emekçisine kadar her kesimde derin biçimde yaşandığının kanıtıdır.
• Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın oluşturduğu “Çalışma Hayatı İletişim Merkezi Alo 170”e gelen işyerinde şiddete maruz kalma başvurularında ilk sırada işçiler yer alırken öğretmenler dördüncü sırada yer almaktadır.
• OECD ülkeleri genelinde; 1985'te işçilerin %30'u bir sendikaya üyeyken, bu oranın 2005'te %19’a gerilediği, bugün ise yalnızca %15 düzeyinde olduğu belirtilmiştir. Dünya genelinde azaldığı bilinen sendikalaşmada Türkiye, 38 ülke arasında sondan onuncu sırada yer almaktadır.
Yüksek işsizlik, düşük ücret/maaş düzeyleri, uzun saatler çalıştırılma, yoksullaşma, mobbing, taciz, şiddet, sendikalaşma hakkının patronlar tarafından gasp edilmesi Türkiye’de emekçilerin karşılaştığı sayısız sorundan sadece birkaçıdır. Bu sorunların ve sömürünün son bulması için ise örgütlü mücadele tek çaredir.
Eğitim-iş olarak laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle karanlığa karşı aydınlığı, gericiliğe karşı bilimi, sömürüye karşı emeği savunmaya devam edeceğiz.