18 Mart 2026
15 Ocak 2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7538 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile birlikte okul spor faaliyetleri için çıkarılan lisans kapsamında istenen “sağlık izin belgesi”, özel amaçlı sağlık raporu kapsamına alınarak öğrenciler için ücretli hale getirilmiştir.
Buna göre öğrencilerin spor yapabilmeleri için gerekli sağlık izin belgesi aile hekimliklerinden alındığında en az 250 TL, donanımlı hastanelerde yaklaşık 300–350 TL, özel hastanelerde ise çok daha yüksek ücretler karşılığında verilmektedir. Üstelik bu uygulama yalnızca kulüp sporlarını değil, okul sporları kapsamında düzenlenen faaliyetler için gerekli sporcu lisanslarını da kapsamaktadır.
Uygulamaya ilişkin edinilen bilgiler, bazı illerde sporcu lisansı için gerekli sağlık raporlarının Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinin bünyesinde anlaşma yapılan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren özel şirketler aracılığıyla verildiğini göstermektedir. Bu merkezlerde çocuklara ve ailelerine birkaç soru sorulduğu, tam anlamıyla gerçek bir sağlık değerlendirmesi yapılmadan raporların verildiği ifade edilmektedir.
Bu tablo ciddi bir soruyu da beraberinde getirmektedir:
Devlet çocukların sağlık raporunu vermek için bile taşeron şirketlere mi başvurmaktadır?
Oysa bugün okullarda spor ve sanat faaliyetlerinin giderek okul dışına itildiği, ders programlarında bu alanlara ayrılan sürenin giderek daraltıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Buna rağmen öğretmenlerimiz tüm imkansızlıklara rağmen çocukları sporla ve sanatla buluşturmak için büyük bir çaba göstermektedir.
Şimdi ise çocukların spor yapmasının önüne bir de ücret engeli konulmaktadır.
Okulun kapısında çocukları spor sahasına yönlendirmek yerine önlerine adeta bir vezne konulmaktadır.
Bu durum kamusal eğitim ve kamusal sağlık anlayışının nasıl adım adım tasfiye edildiğinin açık bir göstergesidir.
Öğretmenlerimizden gelen bilgiler uygulamanın okullarda ciddi sorunlar yarattığını da göstermektedir. Veliler rapor ücretini karşılamakta zorlanırken öğrenciler spor faaliyetlerinden uzaklaşmakta, beden eğitimi öğretmenlerimiz ise çocukların bu imkandan mahrum kalmaması için büyük bir çaba göstermektedir. Bazı öğretmenlerimizin öğrencilerin spor yapabilmesi için rapor ücretini kendi ceplerinden karşılamak zorunda kaldığı yönünde bilgiler tarafımıza ulaşmaktadır.
Çocukların sağlığı da spor hakkı da bu kadar ciddiyetsiz bir anlayışa bırakılamaz.
Oysa sporcu sağlığı değerlendirmesi ciddi bir sağlık hizmetidir. Bir öğrencinin spor yapmaya uygun olup olmadığının belirlenmesi yalnızca boy-kilo ölçümü ve temel bir stetoskop muayenesiyle sınırlı bir değerlendirme değildir. Sağlık kontrollerinin gerekli tetkiklerin yapılabildiği bilimsel ve güvenli koşullarda gerçekleştirilmesi gerekir.
Spor yalnızca fiziksel gelişim değildir. Spor; çocukların disiplin, dayanışma ve özgüven kazanmasını sağlayan en önemli eğitim araçlarından biridir. Okullarda şiddetin ve akran zorbalığının azaltılmasında spor faaliyetlerinin rolü eğitim bilimleri tarafından açıkça ortaya konmuştur.
Bugün okullarda artan şiddetten ve disiplin sorunlarından söz edenlerin çocukların spor yapmasının önüne para engeli koyması büyük bir çelişkidir.
Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı çocukların spor hakkını doğrudan etkileyen bu konuda sorumluluk almak zorundadır. Okul sporları kapsamında alınan sağlık raporları öğrenciler için derhal ücretsiz hale getirilmeli, sporcu sağlığı kontrolleri ise bilimsel ve güvenli sağlık koşullarında yapılacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
24 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın sonunda ortaya çıkan tablo ibret vericidir.
Çocuklara yeterli spor sahası açamayan, spor altyapısını güçlendiremeyen bir anlayış şimdi çocukların spor yapmasının önüne ücret tarifesi koymaktadır.
Çocukların spor yapması bir ayrıcalık değil temel bir haktır.
Bu hak ne piyasaya ne de ücret tarifelerine teslim edilemez.