GEZİ DİRENİŞİ ONURUMUZDUR!
EĞİTİM-İŞ’TEN CHP MİLLİ EĞİTİM POLİTİKA KURULU BAŞKANI SUAT ÖZÇAĞDAŞ’A ZiYARET
HALKIN İRADESİNE VE DEMOKRASİYE MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ!
EĞİTİM-İŞ’TEN CHP MYK ÜYESİ ULAŞ KARASU’YA DAYANIŞMA ZİYARETİ
EĞİTİM-İŞ’TEN CHP MİLLİ EĞİTİM POLİTİKA KURULU BAŞKANI SUAT ÖZÇAĞDAŞ’A DAYANIŞMA ZİYARETİ
28 Mayıs 2026
Gezi Direnişi, bu toprakların gördüğü en haklı, en meşru ve en demokratik halk hareketlerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Otoriterleşmeye, dayatmalara ve tek tip toplum yaratma hedeflerine karşı halkın kendiliğinden geliştirdiği bu demokratik tepki, Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak ülkenin dört bir yanındaki meydanlara taşmıştır. Bugün, 13. yıldönümünde bu onurlu direnişi ve Gezi şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
Bu meşru isyanın temelinde, AKP iktidarının yıllar süren otoriter, emperyalist ve rant odaklı politikaları yatmaktadır. Meydanların, parkların ve nefes aldığımız her karış toprağın sermayeye değil, halka ait olduğu gerçeği, Gezi’de bir kez daha hatırlatılmıştır. Özellikle gençlerimizin kendi geleceklerine sahip çıkmak için sokakları doldurması, aydınlık bir ülke talebiyle en ön saflarda yer alması, dayatılmak istenen korku iklimine karşı verilmiş en net yanıttı.
Baskılara ve yasaklara karşı demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı savunmak için gerçekleştirilen eylemler, verilen talimatlarla hukuk ve insanlık dışı uygulamalarla engellenmek istenmiş, halkın üzerine silah dahi kullanılarak faşizan bir baskı ortamı yaratılmıştır. Bu süreçte yaşamdan koparılan gençlerimizin yanı sıra yüzlerce yurttaşımız yaralanmış, binlercesi gözaltına alınmış ve demokratik haklarını kullananlar hakkında sayısız dava açılmıştır.
Mağdur olanlar için harekete geçmeyen, adaleti tesis edemeyen yargı sistemi, barışçıl taleplerle sokağa çıkanları cezalandırmak için adeta seferber edilmiştir. Gezi Davasının karar duruşmasında verilen ağır ve haksız cezalar ise Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Oysa asıl yargılanması gerekenler; Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün ve diğer Gezi şehitlerinin ölümüne, yüzlercesinin yaralanmasına neden olan insanlık dışı saldırıları gerçekleştirenler, “emri ben verdim” diyenler, katilleri koruyanlar ve yargı sürecini bilinçli olarak geciktirenlerdir.
Bugün halk iradesinin kayyum politikalarıyla gasp edildiği, yargı sopasının toplumsal muhalefeti sindirmek için kullanıldığı, demokrasinin ve en temel hakların üzerindeki siyasi baskıların her geçen gün daha da ağırlaştığı süreçte, Gezi Direnişi iradesi hayati bir öneme sahiptir.
Eğitim-İş olarak biliyoruz ki; Berkin’in ve Ali İsmail’in düşlerindeki özgür dünyayı kurabilmenin tek yolu laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizden geçmektedir.
Bütün yasaklara, baskılara ve yaratılmak istenen korku iklimine rağmen; bağımsızlık, demokrasi ve emek için yürüttüğümüz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.
Gezi’nin boyun eğmeyen direnişini selamlıyor, şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyoruz.
MERKEZ YÖNETİM KURULU