HALKIN İRADESİNE VE DEMOKRASİYE MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ!

24 Mayıs 2026

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez binasının kolluk kuvvetleri eliyle fiilen kuşatılması ve işgal edilmesi, sivil bir darbe girişimidir.

Bir siyasi partinin genel merkezine, Ankara Emniyeti’ne yazı yazılarak; polis marifetiyle, biber gazı ve plastik mermilerle girilmeye çalışılması, halkın iradesine, örgütlenme özgürlüğüne ve anayasal düzene karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Bu, kolluk gücünün siyaset üzerinde tahakküm kurmaya zorlandığı, demokrasinin en asgari sınırlarının dahi yok sayıldığı karanlık bir eşiktir.

Siyasi partiler; talimatla basılacak, zorla hizaya sokulacak, polis zoruyla teslim alınacak yapılar değildir. Siyasi partiler, halkın iradesinin vücut bulduğu anayasal kurumlardır. Bugün bir parti binasına yönelen bu şiddet, doğrudan doğruya seçme ve seçilme hakkına, yani halkın egemenliğine yönelmiştir.

Bu görüntüler; hukuk devleti iddiasının iflas ettiğini, siyasal iktidarın meşruiyetini artık sandıkta değil, kolluk gücüyle ayakta tutmaya çalıştığını göstermektedir. Siyaseti polis gölgesinde dizayn etmeye çalışmak; ülkeyi hızla seçimsiz, denetimsiz, keyfi bir rejime sürükler.

Altını özellikle çiziyoruz:
Bugün CHP’ye yapılan, yarın tüm muhalefete, sendikalara, meslek örgütlerine ve örgütlü topluma yöneltilecek bir tehdidin açık provasıdır.

Demokrasi; talimatla, copla, gazla, plastik mermiyle ayakta tutulmaz. Demokrasi; hukukla, halkın iradesine saygıyla var olur. Bu sivil darbeye sessiz kalmak, bu ülkenin demokratik birikimine karşı işlenmiş en büyük suçlardan biridir.

Siyasi partilerin iç işleyişine, iradesine ve varlığına yönelik bu tür müdahaleler meşru değildir, kabul edilemez ve asla unutulmaz.
Artık mesele bir partiyi savunma meselesi değildir.

Mesele; hukuku savunma, meşru siyaset yapma hakkını savunma, seçme ve seçilme hakkının dokunulmazlığını savunma meselesidir.

Türkiye, adım adım seçimsizliğe ve kanunsuzluğa sürüklenmektedir. Bu gidişata razı olmayacağız.

Bu bir gözdağıdır. 

Bu bir sivil darbe pratiğidir.

Ve biz bu darbeyi kabul etmiyoruz.

Hukuku, demokrasiyi ve halkın siyasal iradesini savunmaya devam edeceğiz.

Bugün susarsak, yarın konuşacak bir ülke bulamayacağımızı biliyoruz.

Halkın iradesi ne yazıyla teslim alınır,
ne de polis zoruyla bastırılır.

Savunacağız.
Direneceğiz.
Boyun eğmeyeceğiz.