HiZMET İÇİ EĞİTİM ONAY SÜREÇLERİNE İLİŞKİN TALEPLERİMİZİ MEB'E İLETTİK
OKUL HEMŞiRELERiNiN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERiLERiNE iLiŞKiN GÖRÜŞ VE ÖNERiLERiMiZi MEB’E SUNDUK
MEB’DEN iKiNCi iL DIŞI YER DEĞiŞTiRME HAKKININ TANINMASINI TALEP ETTİK
EĞİTİMDE HER TÜRLÜ ŞİDDETE SON! GÜVENLİ OKUL, SAĞLIKLI EĞİTİM İSTİYORUZ!
SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN MAZERET TAYİNİ HAKKI İÇİN VERDİĞİMİZ MÜCADELE KAZANIMLA SONUÇLANDI!
05 Eylül 2025
Bugün Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 52/A maddesindeki değişiklik, eğitimde eşitliği ve laiklik ilkesini doğrudan tehdit eden yeni bir adım olmuştur.
Yeni düzenleme ile, yalnızca kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyetli vakıfların açtığı, öğrencilerini ücretsiz okutan okullarda ortaokul düzeyinde yatılılık hizmeti verilebilecektir. Bu, devletin eğitimin ayrılmaz bir parçası olan barınma sorumluluğunu tarikat ve cemaatlerin uzantısı olan yapılara devretmesi anlamına gelmektedir.
En iyi okul, çocuğun evine en yakın olandır. Her çocuk yaşadığı yerde, güvenli ve nitelikli okula erişebilmelidir. Derslik açığını kapatmayan, okul yapmayan devlet, çocukları ya yatılılığa ya da vakıf-dernek yurtlarına mecbur bırakmaktadır.
Geçmişte uzak bölgelerdeki öğrenciler için açılan Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) ve Pansiyonlu İlköğretim Okulları (PİYO), devlet güvencesinde barınma ve beslenme imkânı sunuyordu. Öğretmenler aynı pansiyonlarda kalıyor, kadrolar titizlikle seçiliyordu. Ancak bu kurumların kapatılmasıyla boşluğu tarikatların açtığı yatılı kurumlar doldurmuştur.
Yeni düzenleme ile:
Çocuklarımız kamu kaynaklarıyla desteklenen tarikat yurtlarına yönlendirilmektedir.
Aileler “başka çaremiz yok” denilerek bu yapılara mecbur bırakılmaktadır.
Bugün izin verilen vakıfların yarın çeşitlenmesi ve gerici-bölücü yapıların bu kapsama alınması işten bile değildir.
Eğitim yalnızca ders değil; barınma, beslenme, ulaşım da eğitimin ayrılmaz parçasıdır.
Çocuk yaşta yatılılık, eğitime erişimdeki yoksulluğun göstergesidir.
Devletin geri çekildiği yerde boşluğu tarikatlar doldurur.
Çocuklarımızın laik, bilimsel ve güvenli eğitim hakkı ideolojik yapılara teslim edilemez.
Bu nedenle, Eğitim-İş olarak söz konusu düzenlemenin iptali için yargı yoluna başvuracağız ve sürecin takipçisi olacağız.
Devlet asli görevini yerine getirmeli, her öğrencinin en yakınındaki okulda güvenli koşullarda eğitim görmesini sağlamalıdır. Çocuklarımızın geleceği tarikatların değil, Cumhuriyet’in güvencesi altında olmalıdır.
Eğitim devletin görevidir; devredilemez, ihmal edilemez!